‘Üç tip banka iflası oldu, agresif faiz indirimi bekleniyor’

Dünyanın gözü, bankacılık sektöründeki gelişmelerde.

ABD’de Silvergate, Silikon Vadisi Bankası (SVB) ve Signature Bank’ın iki hafta önceki iflasları piyasaları sarsarken, Avrupa’da da endişeler artıyor.

İsviçre’nin 167 yıllık köklü bankası Credit Suisse’in çöküşün eşiğine gelişi ve hükümetin müdahalesiyle rakibi UBS tarafından satın alınmasının ardından Almanya’nın en büyük pazar payına sahip bankası Deutsche Bank hisselerinde son 10 günde yaşanan yaklaşık yüzde 20’lik düşüş endişeleri artırdı. Avrupa’da Stoxx 600 Bankacılık Endeksi Mart 15’den beri yaklaşık yüzde 10 düştü.

ABD’de de S&P 500 bankacılık endeksinde de 6 Mart’tan bu yana düşüş yüzde 22’ye ulaştı.

ABD’de başlayan ve Avrupa’ya sıçrayan bankacılık sektörüne ilişkin endişeler para politikalarına yönelik beklentilerde belirsizliklerin hakim olmasına neden olurken, ABD Merkez Bankası (Fed) ile piyasa arasında beklentilerde belirgin farklılaşma ortaya çıktı.

Avrupa’da bankalar UBS ile Credit Suisse arasındaki anlaşmada, nominal değeri 16 milyar franklık (17,3 milyar dolar) sermaye benzeri borçlanma aracı olan AT1 tahvili silinmesinin ardından baskı altında kaldı.

İş Yatırım Uluslararası Sermaye Piyasaları Müdürü Şant Manukyan, ABD ve Avrupa’da bankacılık sektöründe yaşanan gelişmeleri sozcu.com.tr’ye değerlendirdi.

Piyasa fiyatlamalarda 2023 yılı sonuna kadar ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 100 baz puan indirim yapacağı öngörülüyor.

‘ÜÇ TİP BANKA İFLASI OLDU’

“Geçtiğimiz haftalarda üç tip banka iflası oldu” diyen Manukyan, bunları şöyle sıraladı:

Birincisi, kripto bankaları. Bu, doğrudan piyasa koşulları ile ilgili bir iflas değil.

İkincisi, SVB’nin iflası. Burada hem bir bilanço uyuşmazlığı, vade uyuşmazlığı vardı hem de mevduat çıkışının karşılanması için satılan tahvillerde oluşan zarardan kaynaklandı. Dolayısıyla orada biraz daha piyasa koşullarından, bankanın 8 aydır bir risk müdürünün olmaması gibi kötü yönetimden kaynaklanan bazı sorunlar vardı.

Üçüncüsü, Credit Suisse iflası… Credit Suisse ağır çekim bir kaza aslında. Yani, herkesin bildiği kötü yönetimden kaynaklanan sorunlar, büyük skandallar… Hesapların çalınmasından tutun da üst yönetimin birbirini takip ettirmesine, çok büyük bazı fonlarda büyük zararlar yazılmasına kadar pek çok konuda kötü yönetim örnekleri vardı.”

‘DEUTSCHE BANK BİLANÇOSU TEMİZLENMEDİ’

Manukyan, Deutsche Bank’taki düşüşe de değinerek “Deutsche Bank daha önce de Credit Suisse tarzı, uzun süredir bilançosu temizlenememiş bankalardan bir tanesi” dedi.

“Bu kadar büyük bir banka olduğunuz zaman, küçük bankalar için de geçerli bu, fonlama maliyetleri arttığında sorunlar yaşamaya başlıyorsunuz. Bu da tabii ABD ve Avrupa merkez bankalarının faizleri artırmasından kaynaklanıyor” diyen Manukyan, merkez bankalarının enflasyon sorunu nedeniyle bankacılık sektöründeki endişelere yanıt vermekte zorlandığına işaret etti.

“Enflasyon konusunu finansal istikrarla birlikte yürütmeye çalışıyorlar” diyen Manukyan, “Bundan önceki 20 yılda enflasyon riski olmadığı için finansal istikrar çok daha agresif merkez bankası hareketlerini tetikleyebiliyordu ama şimdi tetikleyemiyor” ifadelerini kullandı.

Sadece Deutche Bank’ta değil genel olarak hisselerde satış olduğunu, örneğin Asya bankalarının AT1 olarak tanımlanan tahvillerinde de tıpkı İsviçre’de olduğu gibi hissedardan önce silinme maddesinin olduğunun dün ortaya çıktığını, bu haberin de getirdiği bir stres olduğunu belirten Manukyan, dolayısıyla genel olarak bankacılık sektörüne yönelik soru işaretlerinin hâlâ devam ettiğini dile getirdi.

Manukyan, bütün bu yaşananların ardından bankacılık sektörünün sermaye artışlarına gitmesi veya yeni AT1 tahvil ihraç etmesi çok daha pahalıya mal olacağı için fiyatlamaların da bazı yatırımcılara pahalı geliyor olabileceğine dikkat çekti.

İş Yatırım Uluslararası Sermaye Piyasaları Müdürü Şant Manukyan

‘KREDİ SIKIŞMASI OLACAK’

Fed Başkanı Jerome Powell’ın konuşmasında da piyasanın fiyatlamasında da “bir kredi sıkışması olacak” beklentisinin önemli olduğunu belirten Manukyan, “Bankacılık sektörü kendi sağlığından emin olamadığı zaman kredilerini daraltacaktır. Bu daraltma, bu sıkışma enflasyonu ne kadar düşürecek, enflasyonu ne kadar yavaşlatacak, bunlar önemli” dedi.

Fed’in bu hafta açıkladığı tahminlerde ne büyümede ne enflasyonda bu kriz kaynaklı olarak
öyle çok muazzam bir düşüş beklenmediğine işaret eden Manukyan “Ama piyasa açısından baktığınızda, bu krizin daha çok etkileri olacak, daha net bir resesyona gidilecek” dedi.

‘FED’İN YUMUŞAK İNİŞ SENARYOSU ZOR’

Örneğin Fed’in büyüme tahminlerinde bir daralma senaryosu görünmediğini, piyasa gözünden bakıldığında “daralacak olan bir ABD ekonomisi” olduğunu, dolayısıyla Fed ve piyasa arasında bir çelişki olduğunu belirten Manukyan, şu değerlendirmede bulundu:

“Fed’in ‘yumuşak iniş’ senaryosu zor görünüyor. Kitapta vardır ama pratikte olması zor. Dolayısıyla bu defa sanki biraz daha piyasa haklı çıkabilir gibi görünüyor ama piyasa da çok agresif bir faiz indirimi bekliyor, o kadar agresif faiz indirimi gelecek midir, o da ancak enflasyonda elle tutulur bir düşüş olursa gerçekleşir bence.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir